Dikkat - JavaScript kapalı, Tarayıcınızın JavaScript ayarlarını kontrol edin. Tarayıcı ayarlarından JavaScript durumunu aktifleştirmeniz gerekli

Sıkça Sorulan Sorular

NANO Latince’de ”cüce” anlamına gelmektedir. Teknik olarak herhangi bir fiziksel büyüklüğün milyarda biri demektir.

Milimetrenin milyonda birini ifade eder. Nano, metrik sistemde bir birimdir ve 1 nm (nanometre) = 1 milimetrenin milyonda biridir. Aşağıdaki şekilde virüs, bakteri, nano kristal ve fuleren molekülleri karşılaştırmalı olarak verilmiştir.

Gümüş bir geçiş elementidir, bilimsel otoritelerce ağır metal olarak sınıflandırılmaz.

EPA (United States Environmental Protection Agency – Amerika Birleşik Devletleri Çevre Koruma Ajansı – https://www.epa.gov/ ) bir bireyin vücut ağırlığına göre günlük olarak alabileceği miktarı belirtmiştir. EPA her kilogram için günlük olarak 0,005 mg alınabileceğini belirtilmektedir.

ECHA (European Chemicals Agency – Avrupa Kimyasallar Ajansı – https://echa.europa.eu/ ) tarafından yapılan çalışmaların sonuçlarında gümüşün kansere yol açmadığı ifade edilmiştir.

Nano Gümüş partikülleri ; karşılaştığı bakteri ve mikrobun hücre duvarını geçerek hücre zarındaki mikrop ve bakterinin DNA’sını bozar, üremesini engeller. Hücre duvarı yırtıldığı için çoğalmaları da engellenmiş olur. Bağışıklık kazanmalarına engel teşkil eder. Gümüş; insan vücudundaki hücre yapısı nedeni ile hiçbir hücre ile reaksiyona girmemektedir. Hücre ile reaksiyona girmediği için herhangi bir zarar vermemektedir. Bu yüzden; nano gümüşün çok hücreli canlılara zarar vermediği kabul edilmektedir.

Gümüşün indirildiği nano boyut hücre zarından içeri girebilmesi için önemlidir. Nanoksia’da nano gümüş boyutu yaklaşık 10-30 nano metredir.

Yapılan çalışmalara göre, aynı konsantrasyon seviyelerinde iyonik gümüş toksik etki gösterirken, nano gümüşte bu etkiler gözlenmez. ECHA – (European Chemicals Agency – Avrupa Kimyasallar Ajansı – https://echa.europa.eu/ )

Nano gümüş fiziksel, kimyasal ve biyolojik yöntemlerle boyutu nanometre seviyesine indirgenmiş gümüştür.

Evet. Nano boyut sayesinde, gümüşün yüzey alanı artırıldığı için, etki alanı ve etkili olduğu mikroorganizma sayısı yüksektir.

Dezenfeksiyon ya da dezenfektasyon (Franzızca desinfection): Cansız ortamdaki bakteri endosporları dışında kalan patojen mikroorganizmaların öldürülmesi veya üremelerinin durdurulması işlemidir. Bu amaçla kullanılan kimyasal maddelere dezenfektan denir. Dezenfektanlar kimyasal maddeler içermektedir.

NANOKSIA dezenfektan içinde kimyasal madde bulunmaz. %100 vegan ve %100 ekolojiktir. Bitki bazlıdır. Bitkisel sentez ile geliştirilmiştir. Nanoksia dezenfektan içeriğinde sadece ECHA (European Chemicals Agency – Avrupa Kimyasallar Ajansı – https://echa.europa.eu/ ) tarafından onaylanan firmalardan temin edilen, sertifikalı, yüksek saflıkta gümüş (%99,999) kullanılmaktadır.

Nanoksia’nın içerdiği gümüş, nano boyutuna indirilirken kimyasal madde ilave edilmeden, bitkisel ajanlarla indirilir. Bu sayede, toksik kimyasal içermez, toksik etkilere yol açmaz.

Elde edilmesi esnasında kullanılan işlemlerin zararlılık düzeyine göre gümüşün kalitesi belirlenir. Mevcut bir çok üründe kullanılan gümüş, nitrat tuzu formundadır. Bu da ürünün zararlılığını artırır. Nanoksia dezenfektan içeriğinde sadece, ECHA (European Chemicals Agency – Avrupa Kimyasallar Ajansı – https://echa.europa.eu/ ) tarafından onaylanan firmalardan temin edilen, sertifikalı, yüksek saflıkta gümüş (%99,999) kullanılmaktadır.

Nanoksia dezenfektannın akredite laboratuvarlarca yapılan testlerinde, Nanoksia’nın solunum toksisitesine ve deride irritasyona yol açmadığı kanıtlanmıştır.

Hidrojen peroksit, etkenliğini kısa sürede kaybeden bir madde olup, bulunduğu ürünlerde stabilite sorununa neden olur, etkinlik kaybına sebebiyet verir. Nanoksia, bitkisel özütlerle sentezlendiği için stabildir. Kapağı açıldığında etkisini kaybetmez.

Nanoksia; endüstriyel ve profesyonel de dahil olmak üzere her ortamda kullanıma uygundur.

ECHA (European Chemicals Agency – Avrupa Kimyasallar Ajansı – https://echa.europa.eu/ ) 50 ug/Litre oranının altındaki gümüşün balıklara toksik etkisi olmadığını açıklamaktadır. Nanoksia’nın gümüş içeriği litrede sadece 0,5 ug’dir. Hal böyle olunca, Nanoksia gümüş içeriği ile sucul toksisite sınıflandırmasına tabi değildir.

Nanoksia dezenfektanda stabilite, bitki özütü ile sağlanmaktadır. Stabilite sorunu yoktur.

Hidrojen klorür tozdur ama suyla birleşince hidroklorik asite dönüşmektedir. Bünyesindeki klor bileşikleri de son dönemde terk edilen maddeler arasındadır. Bunun en önemli nedenleri arasında solunum yolu başta olmak üzere dokularda iritasyona neden olmasıdır. Örneğin astıma yol açtığı bilinmektedir.

Nanoksia’nın üretiminde kullanılan bitki karışımı ve oranları, sadece gümüşü nano boyuta indirmek ve stabil hale getirmekten sorumludur. Kullanılan miktardaki bitki karışımının bakterisidal, virüsidal ve fungisidal etkili olmadığı yapılan testlerle ortaya konmuştur.







Yükleniyor...